• PillCam-Kapsul Endoskopi

    Bilindiği gibi sindirim sistemi ağızdan anüse kadar uzanan uzun bir kanal…

    devamı..
  • Reflü ve Motilite İzleme

    Sindirim sisteminin en sık görülen hastalıklarından olan Gastroözofagiyal Reflü Hastalığı, İrritabl Barsak Sendromu, Konstipasyon (Kabızlık), gastroparezi ve daha seyrek rastlanılan…

    devamı..
  • Barrx & Halo-RadyoFrekans Ablasyon(RFA)

    Barrx ™ Ablasyon Sistemi, Barrett epithelium dokuyu kaldırmak için IM (Intestinal Metaplasia), LDG (Low-Grade Dysplasia)…

    devamı..
  • Gastroenteroloji

    Her canlının yaşamını devam ettirebilmesi için, dışarıdan vücudu…

    devamı..
  • Medtronic

    Medtronic tüm dünyada milyonlarca insanın ağrılarını dindiren, sağlığına kavuşmasını sağlayan ve ömrünü uzatan ürün ve hizmetleri ile tıp teknolojisinde dünya lideridir.

    devamı..

Gastroenteroloji

Her canlının yaşamını devam ettirebilmesi için, dışarıdan vücudu için gerekli kaloriyi, gerekli vitamin, mineral, su gibi maddeleri alması ve bunları sindirerek kendi vücuduna dahil etmesi daha doğrusu kendi vücuduna benzeterek uydurabilmesi gereklidir.

Ağız yoluyla bu maddelerin alınması ve çeşitli işlemlerle kendine yararlı hale getirmesine sindirim adı verilir ve bu işlemleri gerçekleştiren sisteme de sindirim sistemi adı verilir.

Bu sistemin çalışma bozuklukları ve hastalıkları ile uğraşan tıp koluna daGastroenteroloji ismi verilmiştir.

Sindirim sistemi, ağızdan başlayarak anüse kadar giden bir borular sistemi (yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklar) ve sindirimin gerçekleşmesini kolaylaştıran safra, safra kesesi ve bazı enzimleri üreten karaciğer ve Pankreastan oluşur.

Sindirim sistemi, ağızdan başlamakta ve besinler ağız içinde dişler tarafından parçalanırken bir yandan da salgılanan tükürük, içinde bulunan bazı enzimler yoluyla bu besin parçalarını sindirime hazır bir hale getirmeye yardımcı olur. Ayrıca maddeleri ıslatarak kaygan bir hale gelmesini sağlar.

Yutulan besinler yemek borusu denilen et den yapılmış bir boru içinde seyahat ederek mideye kadar ulaşırlar.

Yemek borusunun sindirimde bir rolü yoktur sadece taşıyıcı bir borudur. Fakat kanser gibi hastalıklarında bu boru tıkanır ve hasta yutmaya çalıştığı maddeleri geriye kusar.

Yemek borusu göğüs kemiğinin hemen altında yumuşak karının başladığı yerde mideye açılır. Yemek borusunun mideye birleştiği noktada bir büzgü vardır. Bu büzgünün görevi yenilen gıdanın mideye geçmesi için gevşemek ve gıdalar mideye indikten sonra tekrar büzülüp kapanarak midenin içindeki maddelerin tekrar yukarıya çıkmasına mani olmaktır. Buna mide kapağı, veya valvi gibi isimlerde verilebilir. Bu büzgü mekanizması normal çalışan kimseler baş aşağı dursalar, amuda kalksalar dahi dolu olan midelerinden ağza hiçbir şey geri gelmez. İşte bu büzgü eyleminin hatalı olması halinde midedeki asitli maddeler ve yemekler yemek borusuna yukarıya hatta boğaza, ağza kadar gelebilir ki biz buna reflu hastalığı diyoruz.

Mide, gelen besinleri muhafaza edecek bir torba şeklindedir. J harfi şeklinde olup kuvvetli bir kas yapısına sahiptir. Bu sayede içindeki besin maddelerini çalkalayıcı, karıştırıcı bir rolü üstlenir. Erişkin insanda midenin iç hacmi bir buçuk iki litre arasında değişir.

Midede alınan besin maddelerini parçalayacak ve barsaklara doğru ilerledikçe bu maddelerin kolay sindirilmesine yardımcı olacak hidroklorik asit ve pepsin denilen enzim vardır. Mide iç duvarının fazla asit veya özel bir mikropla zedelenmesi halinde ülser adı verilen bir yara meydana gelir ve bu yara kanamalar yapabilir, bazen delinmeler veya mide çıkışında daralma meydana gelebilir.

Mide hastalıklarının en korkulanı mide kanseridir. Maalesef ülkemizde de sık görülen bu hastalığın endoskopik tetkikle erken tanınması hayat kurtarıcıdır. Çok belirli ve özel belirtileri olmayan bu kötü hastalığın bazı işaretleri; kilo kaybı, mide bölgesinde ağrı, tokluk hissi ve yemeklerden sonra kusma olabilir. Çoğu zaman mide ülseri belirtileri verir ve hastalar genellikle doktora çok geç başvururlar. Tedavisi erken cerrahi müdahaledir.

Karaciğerde ve pankreasta üretilen safra ve amilaz gibi enzimler, bir kanalla on iki parmak barsağına dökülerek buraya kadar gelmiş gıda maddelerinin parçalanmasını ve sindirime kolay hale gelmesini sağlarlar. Safra kesesi hastalıklarında karnın sağ üst bölgesinde şiddetli ağrılar olur, bu çoğu zaman safra taşlarına delalet eder. Pankreas hastalıklarının en kötüsü pankreas kanseridir. Aşırı zayıflama, karında şiddetli ve devamlı bele vuran ağrı ve sarılıktır.

Gastroenterolojinin en büyük uğraş alanlarından biri de karaciğerin hastalıklarıdır. Son yıllarda ülkemizde de gittikçe yayılan Hepatit sorunu hem büyük sayıda insan kaybına sebep olmakta hem de ülkeye parasal yük getirmektedir. Zira kronik hepatitin tedavisinde kullanılan ilaçlar büyük bir maddi külfet getirir. Hepatit için aşılanma programları gastroenteroloji bilim dalı tarafından yürütülür. Alkole bağlı siroz ve diğer karaciğer hastalıkları da bu kliniklerde tedavi edilir.

İnce ve kalın barsaklar ise yukarıdan gelen bu maddeleri kana geçirmek için emme işlemini gerçekleştirirler. Proteinlerin , yağların, vitamin ve minerallerin, sıvı maddelerin, suyun barsaklardan emilerek vücuda alınması hep sindirim sisteminin özel bölgelerinde ve çok karışık biyolojik işlemlerin oluşması ile gerçekleşir. Barsaklarda kanamalı ishallerle seyreden kolitler ve barsak kanserleri ülkemizde de oldukça sık görülmeye başlamıştır.

Yukarıda kısaca tarif edilen sindirim sistemi organlarının, hep beraber ahenk içinde düzenli çalışması lazımdır. Herhangi bir yerindeki bir hastalık veya arıza insanda birçok şikâyete sebep olur. Hastalıklar basit bir çalışma bozukluğundan kansere kadar çok çeşitlilikler gösterirler. Bazen fazla şikâyet ve bulgu vermeden ilerleyip hastaları tedavisi güç durumlara da sokabilirler.

Midedeki fazla asitten kaynaklanan bir gastrit olayı hastalarda çok şikayetlere sebep olurken bazen bir pankreas veya barsak kanseri son devrelere kadar sinsi gidip fazla ağrıya sebep olmayabilir.

Küçük şikayetlerden yola çıkıp değerlendirerek bazen çok önemli hastalıkları teşhis etmek mümkün olabilmektedir. Maalesef insan vücudunda oluşabilecek en öldürücü kanserlerin çoğu sindirim sisteminden çıkar. Ülkemizde, çok az şey yapılabilecek durumlardaki ilerlemiş vakalara sıklıkla karşılaşılıyor

Ekleyen admin